Basit Yaralama - Adli Para Cezası Dışındaki Diğer Seçenek Yaptırımlara Çevrilebileceği Hususu

T.C.

YARGITAY

2. CEZA DAİRESİ

E. 2011/6563

K. 2012/44750

T. 1.11.2012

• BASİT YARALAMA ( Katılanın Tazminat İstemi Bulunmadığı Gibi Dosyaya Yansıyan Zararının da Belirlenemediği - Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasına Karar Verilmesinde Nazara Alınacak Zararın Maddi Zarar Olduğu ve Manevi Zararı Kapsamadığı )

• HÜKMÜN AÇIKLANMASININ GERİ BIRAKILMASI ( Sanıkla Katılan Arasında Boşanma Davasının Bulunması ve Zararının Karşılanmamış Olması Şeklinde Dosya İçeriğine Uygun Olmayan Gerekçe İle Uygulanmasına Yer Olmadığına Karar Verilemeyeceği )

• KISA SÜRELİ HAPİS CEZASI ( Basit Yaralama - Adli Para Cezası Dışındaki Diğer Seçenek Yaptırımlara Çevrilebileceği Hususu Dikkate Alınacağı )

5271/m.231

5237/m.50

ÖZET : Katılanın tazminat istemi bulunmadığı gibi dosyaya yansıyan zararının da belirlenemediği ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde nazara alınacak zararın maddi zarar olduğu, manevi zararı kapsamadığı gözetilmeden, sanık ile katılan arasında boşanma davasının bulunması, katılanın olay nedeniyle şikayetçi olması ve katılanın zararının karşılanmamış olması şeklindeki dosya içeriğine uygun olmayan, yetersiz gerekçe ile uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi hukuka aykırıdır. Kısa süreli hapis cezasının adli para cezası dışındaki diğer seçenek yaptırımlara çevrilebileceği hususu dikkate alınmalıdır.

DAVA : Dosya incelenerek gereği düşünüldü:

KARAR : 1- Katılanın bir tazminat istemi bulunmadığı gibi dosyaya yansıyan bir zararının da belirlenemediği ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde nazara alınacak zararın maddi zarar olduğu, manevi zararı kapsamadığı gözetilmeden, “sanık ile katılan arasında boşanma davasının bulunması, katılanın olay nedeniyle şikayetçi olması ve katılanın zararının karşılanmamış olması” şeklindeki dosya içeriğine uygun olmayan, yetersiz gerekçe ile sanık hakkında 5271 sayılı CMK.nun 231/5. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,

2- 17.03.2009 tarihli son celsede sanık müdafiinin “lehe olan hükümlerin uygulanması” yönünde talebinin bulunduğu ve 5237 sayılı TCK'nun 50/2. maddesinde, “suç tanımında hapis cezası ile adli para cezasının seçenek olarak öngörüldüğü hallerde, hapis cezasına hükmedilmişse; bu cezanın artık adli para cezasına çevrilemeyeceği” belirtilmekle beraber, kısa süreli hapis cezasının aynı kanunun 50. maddesinde sayılan adli para cezası dışındaki diğer seçenek yaptırımlara çevrilebileceği hususu dikkate alınarak anılan hususun karar yerinde tartışılmaması,

yarx

SONUÇ : Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 01.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.


Yargıtay kararları başlık ve özeti ile birlikte www.kazanci.com adlı internet sitesinden alınmıştır.